SGK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SGK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2014 Perşembe

2014 Vergi affı çıktı 31 Temmuz perşembe Torba yasası meclisten onaylandı Bağ Kur SSK Vergi afları son durum bilgisi

2014 Vergi affı çıktı 31 Temmuz perşembe Torba yasası meclisten onaylandı Bağ Kur SSK Vergi afları son durum bilgisi

Vergi Affı çıktı. 2014 Vergi affı neler var. Bağ Kur SSK vergi afları belli oldu. İşte Torba yasası o açıklaması yer alıyor. -İŞÇİLERİN KIDEM TAZMİNATINI KAMU ÜSTLENECEK- Kamuda çalışan taşeron işçilerin kıdem tazminatlarını, söz konusu kamu kuruluşu üstlenecek. Bu işçilerin yıllık izinlerinin kullanılması da kamu tarafından takip edilecek.
-HANGİ İŞLERİN TAŞERONA VERİLECEĞİNE HÜKÜMET KARAR VERECEK- Kamuda hangi işlerin taşerona verileceğini Bakanlar Kurulu belirleyecek. Buna uymayanlara ciddi yaptırım gelecek

 
- TAŞERON İŞÇİNİN GÜVENLİĞİNDEN KURUM SORUMLU- Hem kamu, hem özel sektörde taşeron işçilerin iş sağlığı ve güvenliği önlemleri işe başlamadan alınacak, bunun gözetim ve denetiminden asıl işveren de sorumlu olacak.

 
-TAŞERON İŞÇİNİN ÜCRETİ DE BANKAYA YATACAK- Kamu ve özelde asıl işveren taşeron işçinin ücretlerinin ödenmesinden de sorumlu olacak. Ücretler bankaya yatacak.

 
-SÖZLEŞMELER ÜÇ YILLIK OLACAK- Taşeron işçinin sürekliliğini sağlamak üzere sözleşmeler en az üç yıllık olacak.

 
-İŞÇİ SENDİKALI OLURSA, FARKI DEVLET ÜSTLENECEK- Taşeron işçiler sendikalı olurlarsa, aradaki ücret farkı kamu kuruluşu tarafından üstlenilecek.

 
YERALTI İŞÇİLERİNE YÖNELİK DÜZENLEMELER

 
-YENİ İŞÇİ DE KIDEM ALACAK- yeraltı işçileri için, altı aylık kıdeme sahip olma şartı kaldırılacak.

 
-YILLIK İZİN 4 GÜN FAZLA- Yeraltı işçilerinin yıllık izin süreleri, diğer işçilere göre dört gün fazla olacak.

 
-36 SAAT ÇALIŞMA- Yeraltı işçilerinin haftalık çalışma saatleri azami 36 saat olacak. Bu süre mevcut sistemde 45 saat olarak uygulanıyor.

 
-AZAMİ MESAİ 6 SAAT- Yeraltı işçilerinin azami çalışma süresi 6 saati geçmeyecek. Yeraltı işçilerine olağanüstü haller dışında fazla çalışma yaptırılmayacak.

 
Çalışma Bakanlığı’nın hazırladığı çalışmaya göre, taşerona verilmeyen ‘asıl işler’ artık yasal olarak taşerona aktarılabilecek. Taşeron doktora imkan sağlanacak. Kadro umudu ise suya düştü. Hükümetin uzun zamandır gündemde tuttuğu taşeron işçisiyle ilgili düzenlemeden işçilere iyi haber çıkmadı. Tasarıyla ilgili çalışma son halini alırken, kamuoyuna yansıdığı gibi yeni düzenlemede taşeron işçisine kadro çıkmadı. Böylece bir kez daha, kamuda çalışan binlerce taşeron işçisinin kadro umudu suya düştü. Torba yasayla hayata geçirilmesi planlanan düzenlemeyle, kadro verilmediği gibi taşerona yaptırılacak işlerin sayısı ve çeşidi daha da artırılacak.

 
'ASIL İŞLER' TAŞERONA VERİLEBİLECEK

 
Vatan'da yer alan habere göre; Mevcut yasada taşerona verilmesi yasaklanan ‘asıl işlerin’, artık yasal olarak da taşerona verilebilmesinin önü açılırken, taşeron doktor ve belediyecilere olanak sağlanacak. Örneğin bir hastanedeki asıl iş olan sağlık hizmetlerinin ya da belediyelerde asıl iş olan temizlik işlerinin de, taşeron işçilerine yaptırılmasının önünde bir engel kalmayacak. Böylece, örneğin hastanalerde asıl iş kapsamındaki sağlık hizmetleri ve belediyelerdeki asıl iş kapsamındaki belediye hizmetleri de hiçbir tartışmaya olanak tanımadan taşeron eliyle yaptırılabilecek. Geçen yıldan bu yana Çalışma Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı ve yüzbinlerce işçinin umutla beklediği tasarının en önemli özelliği, kimseye kadro vermeyecek olması. Yüzbinlerce işçiden hiçbirinin kadro talebi karşılık bulmadı. 600 bine yakın taşeron işçisi, özelleştirme mağduru olarak bilinen 23 bin 4-C ve Karayollarında çalışanlara kadro verilmiyor.

 
İYİLEŞTİRME OLARAK ALGILANMAMALI

 
Tasarının taşeron işçiler için çok sayıda yenilik ve iyileştirme getirdiği söylemlerine rağmen, uygulamada pek de böyle olmayacak. Halen uygulamada olan mevcut yasada, hangi işlerin taşerona verilemeyeceği açıkken, özellikle kamuda asıl işlerin de taşerona yaptırılmasının önüne geçilemiyor. Yeni düzenleme bunu düzeltmek yerine asıl işleri de taşerona açıyor. Yeni hazırlanan ‘Asıl iş taşerona verilemez’ şeklindeki açık hüküm kaldırılıyor. Böylece ‘asıl işlerin’ de yasal bir engel olmaksınız taşeron işçileye yaptırılabilmesi sağlanıyor. Bu noktada tasarıya, ‘asıl iş’ ve ‘yardımcı işlerin’ neler olduğu sıralanacak.

 
7 BİN İŞÇİNİN KAZANDIĞI DAVA GEÇERSİZ SAYILACAK

 
Hazırlanan düzenlemeler arasında en tartışmalı bölüm Karayolları Genel Müdürlüğü’ne dava açan ve kazanan 7 bin taşeron işçisiyle ilgili olandı. Karayollarında yaklaşık 7 bin taşeron işçisi, yaptıkları işin aslında ‘asıl iş’ olduğunu, dolayısıyla taşeron işçi olarak değerlendirmenin yanlış olacağını iddia ederek dava açtı ve davayı kazandı. İş Mahkemeleri verdikleri kararlarda, Karayolları Genel Müdürlüğü ile taşeron işveren arasındaki sözleşme ilişkisini muvazaalı, yani bir anlamda anlaşmalı bulduğundan, işçilerin ilk işe girdikleri tarihten itibaren Karayolları işçisi olduklarına karar verildi. Kararlar, Yargıtay’da onanıp kesinleşti. Ancak hiçbir işçi kadroya geçirilmedi. Yeni düzenlemede taşerona yaptırılacak işlerin alanı genişletilecek ve böylece mevcut yasaya dayanılarak açılan ‘muvazaa’ davaları geçersiz hale getirilecek.


 

 

Torba yasa ne zaman onaylanacak? Bağkur affı çıkacak mı? Vergi affı ne zaman çıkacak? Başbakan Erdoğan geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada milyonlarca borçluyu yakından ilgilendiren Torba yasanın çok yakın bir zamanda çıkacağını söyledi.

 
 Yeni torba yasada neler var? Bedelli askerlik yeni torba yasaya eklendi mi? Torba yasa maddeleri

 
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı ve en vüyük affı meclis genel kuruluna geliyor. Yapılacak olan düzenleme ile trafik cezalarından vergi borçlarına kadar birçok konuya yaptırım getiriyor.

 
Türkiye Cumhuriyeti'nin görüp görebileceği en büyük af paketi mecliste. Bugün 12 Haziran Perşembe borçlarından dolayı uyku tutmayanlar sabah ilk iş olarak hemen torba yasının çıkıp çıkmadığına baktılar. Başbakan Erdoğan'ın müjdesini verdiği Torba yasanın içinde Vergi affı, SSK affı ve Bağkur affı bulunuyor. Cumhuriyet tarihinin büyük ve geniş kapsamlı af paketi olarak bilinen torba yasa ile birlikte pek çok borçlu rahat bir nefes alacak.  12.06.2014

 
Bağkur affı çıktımı? 2014 Sgk affı son dakika gelişmesi. İşsizlik sigortası ve primi affı hakkındaki habereler. Trafik cezasından ödenmeyen vergilere, SGK priminden seçim cezalarına kadar her şeye af geliyor. SGK prim sildirme, MTV borç sildirme, trafik ceza sildirme. Vergi afları 2014.Ayrıca Gss affı ile 2014 Vergi affı hakkında son haberler ve ayrıntıları haberevet.com adresinde sizlerle 12.06.2014

 
BAŞBAKAN'DAN MÜJDE ÜSTÜNE MÜJDE

 
Bugün Tşof Genel Kuruluna katılan Başbakan Erdoğan çok önemli açıklamalarda bulundu. Başbakan Erdoğan müjde üstüne müjde verdi. Taşeron yasası ve öğrenim kredisi hakkında flaş açıklamalarda bulunan Başbakan Erdoğan torba yasa hakkında açıklamalarda bulundu. 12. 06.2014

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

Sektöre yönelik üst üste müjdeler verdik. Kredi limitlerini düşürdük. Faiz oranlarını indirdik.

 
Eskiden şoförlerimizin yollarda neler çektiğini çok iyi biliyoruz. Bolu Dağı'nda yaz ya da kış şoförlerimizin nasıl dualar ederek oralardan geçtiğini, maalesef o yollarda ne kadar canımızın yitip gittiğini çok iyi biliyoruz.

 
2002 yılına kadar 79 yıl içinde bölünmüş yol uzunluğu 6 bin 500 km idi. Biz ise 17 bin Km'nin üzerinde bölünmüş yol yaptık. Bunun en yakın şahidi sizsiniz. Bu yolları birileri inatla görmüyor. Ya bu yolları gör be!

 
Şu anda bölünmüş yol uzunluğumuz 23 bin 100 km'ye ulaştı.

 
Allah'a hamdolsun kaza sayısı azaldı. Özellikle de ölümlü kazalarda azalma oldu.

 
Uzun yıllar bitirilemeyen Bolu Dağı Tüneli için acaba burayı patates deposu mu yapsak şeklinde öneriler getiriliyordu biz geldik buranın parasını verdik ve bitirdik. Şimdi Bolu Dağı korkumuz var mı bizim? Yok...

 
Türkiye'yi tünellerle, viyadüklerle, köprülerle ve yollarla donattık.

 
Birçok ilimizde trafik ciddi oranda rahatlatıldı.

 
3. Köprümüzün inşaatı önümüzdeki yıl bitecek. Buradan araçların yanı sıra trenler de geçecek.

 
Yaptığımız yatırımlarla özellikle siz şoför kardeşlerimizi memnun etmek istedik. Mevcut sorunlarınızın farkındayız ve çözüm üretmek için çaba sarf ediyoruz.

 
12 yılda huzur ve kardeşlik içinde hayaller gerçeğe dönüştü. Milli gelirimiz bakın ne seviyelere geldi. Ancak birileri bunu istemiyor. Türkiye'nin kalkınma yarışından uzaklaştırmak istiyorlar.

 
Gezi olayları dediler, Türkiye'nin istikrarını bozmaya çalıştılar.

 
17 Aralık ve sonrasında Türkiye'ye ve Türkiye ekonomisine kast eden bu paralel yapı en fazla esnafımızı istismar etti. Sadaka dediler, zekat dediler milyonlarca lira para topladılar. Biliyorum artık bir çok kişi bu ücretleri vermiyor. Ama sizlerden ricam verenleri uyarın.

 
Bir takım müjdeler açıklamak istiyorum. Bu düzenlemeler buradaki arkadaşlarımı da doğrudan ve dolaylı ilgilendiriyor.

 
Soma'da maden kazasında etkilenenlerin ve yakınlarına yönelik bir takım düzenlemeler yapılıyor.

 
Sigortalı bir işçi hayatını kaybdettiğinde yakınlarına maaş bağlanıyordu ancak bu maaş için belli süre çalışma şartı vardı. Bundan dolayı Soma'da hayatını kaybeden aileler bu maaştan alamamışlardı. Biz bunu kaldırıyor ve maaşa bağlıyoruz. Madende hayatını kaybdenlerin prim borçlarını da siliyoruz. Maden kapalı olsa bile maaşlar yatmaya devam edecek. Soma'da hayatını kaybdenlerin yakınlarına istihdam zorunluluğu getiriliyor. Madenciler için emeklilik yaşı 50'ye çekilecek. Yıpranma payı ile madencilerimizin 43 yaşında emekli olması da mümkün olabilecek.

 
Vatandaşlıktan çıkanlara borçlanma hakkı getiriyoruz.

 
4 milyon vatandaşımızın borcunu yapılandırıyoruz.

 
Esnaf odalarına kesilen para cezalarını siliyoruz.

 
Taşeronluk sistemini yeniden düzenliyoruz.

 
Yeraltı çalışanların yıllık ücretli izinlerini 4 gün arttırıyoruz. Günlük çalışma saatlerini 6 saate indiriyoruz.

 
Sosyal Güvenlik prim alacaklarını yeniden yapılandırıyoruz.

 
Mükelleflerin vergi, askerlik para cezası, trafik para cezası, köprü ve otoyol cezaları yeniden yapılandırılıyor.

 
Vergi dairesindeki kredi ve harç alacakları yeniden yapılandırılacak.

 
Sigorta primlerine yönelik alacaklar yeniden yapılandırılacak.

 
SON yılların en kapsamlı af paketi için düğmeye basıldı. Son dakikada bir değişiklik olmazsa, önceki gün meclise sevk edilen torba kanuna, SGK’nın alacaklarına yönelik geniş kapsamlı bir af maddesi eklenecek. Afla yeniden yapılandırılacak borcun toplam büyüklüğü 100 milyar TL’yi aşıyor. 2014 yılına kadar tahakkuk etmiş sigorta primleri, işsizlik sigortası primleri, idari para cezaları, asgari işçilik primleri de af paketinin kapsamı dahilinde. Pakete hangi borçların gireceği ve ne kadarlık bir faiz silmesi yapılacağı konusunda son sözü, Başbakan Tayyip Erdoğan söyleyecek.

 
Torba yasasında neler var, Bağ-kur affı olacak mı,Genel af ne zaman, işte detaylar

 
Meclis’e gelecek tasarıyla, Bağ-Kur sigortalısından GSS’li ve prim borçlusu işverene kadar 5.5 milyon kişinin gecikme zammının yarısı silinip borç 36 taksite bölünecek.

İşte detaylar.

1- Gerek 1479 sayılı Bağ-Kur, gerek 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur ve gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince SGK’ya 24 aydan çok Bağ-Kur prim borcu olanların hem borçları, hem de borçlu oldukları sigortalılık süreleri silinecek. Mesela, BağKur’a (4/B) 10 yıllık 55 bin lira borcu olan birisinin hem 55 bin liralık Bağ-Kur borcu hem de 10 yıllık Bağ-Kur’luluk süresi silinecek.

2- Bağ-Kur’un hem borcunun hem sigortalılık süresinin silindiği dönemlerde SSK çalışması varsa, Bağ-Kur süresi silindiği için artık SSK ile Bağ-Kur çakışması ortadan kalkacağından, esasen Bağ-Kur ile çakıştığı için geçersiz olan SSK prim ödeme günleri de yasal ve geçerli hale gelecek.

İHTİYAÇ OLAN KISIM BORÇLANILABİLECEK

3- Emeklilik için prim gün sayısına ihtiyaç duyanlar, tamamını değil silinen süreden dilediği kadarını canlandırıp ödeyebilecek. Mesela, 10 yıllık Bağ-Kur süresinin 3 yılına ihtiyaç olursa bu kısmını ödeyip süresine ekletebilecek.

4- Bağ-Kur’a 24 aydan çok prim borcu olanlar, borcu sildirmek yerine ödemek isterlerse de ana para borcu sabit kalmak kaydıyla, gecikme zamlarının yüzde 50’si silinerek 36 aya kadar taksitle de borcu ödeme hakkına sahip olacak. Öte yandan 24 aydan az borcu olanların sildirme hakkı olmadığı için bu kişiler de gecikme zammın yarısını sildirerek borçlarını 36 ay taksitle ödeyebilecekler.

İŞVERENİN GECİKME ZAMMINA AF

İşçi çalıştırıp SGK’ya bildiren ve bu sebeple işveren prim borcu bulunan işverenlere de prim affı geliyor. Tıpkı 2011 yılında çıkarılan 6111 sayılı Kanun’a benzer şekilde anaparadan indirim yapılmadan , bugüne kadar birikmiş gecikme zamlarının yüzde 50’si silinerek 36 taksitte ödeme imkânı geliyor. Primini zamanında ödeyen işverenler anapara borçlarını yüzde 25 eksiğiyle ödüyor.

GSS BORÇLARINA 36 AY TAKSİT VAR

Zorunlu Genel Sağlık Sigortası kapsamında halen 3 milyon kişinin GSS prim borcu birikti . Bunlardan 550 bin kadarı da gelir testine zamanında gitmediği için borçları aylık geliri 2 asgari ücretten fazlaymış gibi her ay 240 lira borç çıkarılmış . Torba Kanun ile 240 lira borç yazılan kişiler yeniden gelir testine tabi tutulacak. Öte yandan GSS borçlularının anaparaları hariç gecikme zamları da yüzde 50’si silinerek 36 ay taksitle ödenebilecek.

TORBADAKİ HAKLAR  EVDE BAKIMA DA SİGORTA

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, evde bakıma muhtaç yakınına bakana her ay net asgari ücret kadar para veriyor. ‘Torba’ ile evde bakım yapanlar, her ay prim ödeyerek emekli edilebilecekler.

TAŞERONLARA SÖZLEŞME

Kamuda çalıştırılan taşeron işçilerle işverenleri arasındaki sözleşmeler her yıl değil, 3 yılda bir yenilecek. Taşeronlar yıllık izin ve kıdem tazminatlarını almak için dava açmak zorunda kalmayacak.

2000 SONRASI İÇİN İNTİBAK

2000 ve sonrasında emekli olanların gerçekten çok intibaka ihtiyaçları var. Bu konuyla ilgili de Çalışma Bakanlığı hazırlık yapıyor. Olumlu neticelenirse Ocak 2014’te bu kişilere intibak gelecek.

3 ÇOCUK BORÇLANILABİLİR

Halen sadece SSK’lı çalışmış kadınlar, en çok 2 doğum için (her bir doğum için 720 gün olmak kaydıyla) 1440 günlük süre kazanabiliyorlar. Düzenleme ile doğum borçlanma sayısı 3’e çıkıyor.

 
VERGİLER DE KAPSAMDA

 
30 Nisan 2014’ten önceki dönemlere vergi borçları, gecikme faizi ve gecikme zamları yeniden yapılandırılıyor. Vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan alacaklara kanun yasalaştıktan sonra TÜFE/ÜFE üzerinden yeniden hesaplanacak. Kesilmiş olan vergi cezalarının ödenmemiş kısmının da TÜFE/ÜFE hesaplaması yapıldıktan sonra, yüzde 50’si ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden de vazgeçilecek. Mükelleflerin yeniden yapılandırma için açılmış davalardan vazgeçmeleri gerekecek.

 
İKİ TAKSİT AKSATILABİLECEK

 
Düzenleme ile amme alacağı doğmuş bulunan gelir, kurumlar, gelir stopaj, kurumlar stopaj, KDV ve ÖTV ceza ve gecikme zamları kapsamda olurken, mükellefler bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde borçlarına ilişkin taksitlerden yararlanma haklarını kaybedecekler.

 
18 TAKSİT UYGULAMASI GELİYOR

 
Borçlarını yeniden yapılandıranlar 18 taksitte ödeme yapabilecekler. Bu kapsamda 6 taksit için yüzde 1,05, 9 taksit için yüzde 1,07, 12 taksit için yüzde 1,10, 18 taksit için yüzde 1,15 katsayısı uygulanarak ödeme yapacaklar. Taksitler 2’şer aylık taksitler halinde ödenecekler.

 
120 LİRANIN ALTINA AF

 
Yeniden yapılandırma ile trafik cezaları da dahil olmak üzere 120 liranın altındaki cezalara af geliyor. Sigara cezaları dışındaki trafik cezaları ya da kabahatler yasasına göre yazılmış ancak tebliğ edilmemiş olan 120 liranın altındaki cezalar gönderilmeyecek. Bu arada 12 liranın altındaki karayollarındaki geçiş ücretlerinden de tebligat yapılmayarak vazgeçiliyor. Yine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Kanun kapsamında 2007 yılı öncesinden kalan alacaklardan 50 lirayı aşmayan asli alacak ile aslı ödenmiş feri alacaklardan da tutarı 100 lirayı aşmayanların tahsilinden vazgeçiliyor.Şirketlere de önemli bir destek geliyor. Kayıtlarında yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar hakkında getirilen düzenleme ile yüzde 3 vergi beyannamesi verilmesi halinde çözüm getiriliyor.

 
SGK’DA TÜM BORÇLAR YENİDEN YAPILANACAK

2014 Nisan ayından önce tahakkuk eden sigorta pirimi, emeklilik, keseneği, işsizlik sigortası primi, topluluk sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, isteğe bağlı sigorta primi, SGK tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, genel sağlık sigortası priminde gecikme faizleri silinecek. Ana para TÜFE/ÜFE üzerinden yeniden hesaplanacak. SGK idari para cezaları da yeniden yapılanacak. Borçta yeniden yapılanma için başvuru süresi, borcun türüne göre 3-4 ay olacak. Ödemeler 18 eşit takside kadar yapılabilecek. 2011’deki aftan yararlanan, yeni af için başvurabilecek. Borcu olduğu için sağlık hizmeti alamayanlar, yeniden yapılandırma kapsamına girdikten sonra hizmet alabilecek.

 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, madencilikle ilgili düzenlemeleri de içeren "torba tasarı"ya birkaç eklemede bulunacaklarını belirterek, "Çalışma saatleriyle alakalı şu anda mevcut olanların, intibaklarının yapılabilmesi için şirketlere bir kısım elastikiyetleri sağlamak istiyoruz. İster kamu, ister özel sektör" dedi.

 
Yıldız, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından "Üçüncü Ülke Eğitim Programı, Sanayide Enerji Verimliliği ve Yönetimi" toplantısının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

 
Kıbrıs çevresindeki enerji araştırmalarına yönelik bir soruya karşılık Yıldız, şu yanıtı verdi:

 
"Barbaros Hayrettin Paşa sismik gemimiz oradaki çalışmalarına devam ediyor. Oradaki hidrokarbonla alakalı bütün kaynakların, ister doğalgaz isterse petrol, bir barışın gerekçesi olması lazım geldiği kanaatindeyiz. Aynen Irak'taki petrolün, kendi belirledikleri paylaşım modeliyle nasıl yapılmışsa aynı mantık bütünlüğü içerisinde, aynı diyalektikle Kıbrıs için de aynı şeyleri söylüyoruz. Kıbrıs'ın ister güneyinde, ister kuzeyinde elde edilecek herhangi bir gelirin yine Kıbrıs'ın tamamı tarafından paylaşılmasının doğru olacağına inanıyoruz. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki bütün projelerde enerjinin bir barış gerekçesi olarak kullanılmasından yanadır. Siyasete ve uluslararası ilişkilere yük olamayacak, tam tersi uluslararası ilişkilerin de önünü açacaktır, ben buna inanıyorum."

 
"Madencilik fakültelerine rağbetin artırılmasını sağlamamız lazım"

 
Soma'daki maden faciasının ardından alınacak tedbirlere ilişkin çalışmaların sorulması üzerine de Yıldız, geçen hafta 8 ayrı üniversiteden akademisyen çevreler ve madencilik konusundaki uzmanlarla bir araya geldiklerini anlattı. Madencilik sektörü konusundaki tüm katkılara açık olduklarını dile getiren Yıldız, öğretim üyelerinin öneri, tespit ve tavsiyelerini dinlediklerini, sendika, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcileriyle bir araya geleceklerini, ayrıca yurt dışından uzmanların katılacağı bir çalıştayın da gerçekleştirileceğini bildirdi.

 
Yıldız, "YÖK ile yapacağımız görüşme madencilik fakültelerine rağbetin artırılmasını sağlamamız lazım. Bu fakültelere yapılan müracaatların sayısının tahmin ettiğimizden daha az olduğunu görüyoruz. Türkiye madencilik yapacaksa, ki mutlaka, bunu, iyi alınan bir eğitimle, orta ve uzun vadeli çözmek durumunda. Yurt dışına gidecek heyetlerimiz belirlendi. Oraya da inşallah önümüzdeki haftalarda seyahatlerimizi düzenli olarak da yapacağız. Teknoloji transferiyle alakalı çalışmaları da hep beraber göreceğiz" diye konuştu.

 
Taşeron ve madenlerde yeraltında çalışan işçilere yönelik düzenlemeleri içeren yasa tasarısına yönelik de Yıldız, bu tasarıya birkaç eklemede bulunacaklarını bildirdi. Yıldız. "Çalışma saatleriyle alakalı şu anda mevcut olanların, intibaklarının yapılabilmesi için şirketlere bir kısım elastikiyetleri sağlamak istiyoruz. İster kamu, ister özel sektör. Şu ana kadar yapmış olanlar, bundan sonra yapacak olanlar" dedi.

 
Tasarıya madde ekleyebileceklerini ifade eden ve işçi sağlığı ile iş güvenliğinin ön planda tutulacağını vurgulayan Yıldız, Türkiye'nin öncelikle işçi ve mühendislerin iş sağlığını ön planda tutarak, ithalat bağımlılığının azaltılması için üretimlerin doğru yapılması gerektiğini söyledi.

 
"Ağrı ve Yalova'ya hizmetlerimiz artan dozlarda devam edecek"

 
Bakan Yıldız, başka bir basın mensubunun tekrarlanan yerel seçimlere yönelik değerlendirmesini istemesi üzerine de şunları kaydetti:

 
"Demokratik bir seçim oldu. Yalova'da CHP, Ağrı'da da BDP'yi tebrik ediyorum. Bizden daha çok oy aldı bu iki parti. AK Parti bütün dün yapılan seçimlerin yine birinci partisi olmuştur. Ama bu bizim özellikle Ağrı ve Yalova'ya itiraz mekanizmaları saklı kalmak kaydıyla, hizmetlerimiz tabii ki artan dozlarda devam edecek. Yalova ve Ağrı, diğer 79 il bu hizmetlerden nasibini alıyor, bu iki ilimiz de almaya devam edecek. Belki de yatırımlarımızı daha da artırarak devam edeceğiz."

 
AK Parti'nin 14 merkezde oylarını yüzde 4 civarında artırarak, iki muhalefet partisinden daha fazla oy aldığını belirten Yıldız, bu açıdan partisinin başarılarının artarak devam edeceğini söyledi.

 
Gezi Parkı konusundaki bir soruyu yanıtlarken Yıldız, "Son bir yılın iyi analiz edilmesi lazım. Türkiye'deki Gezi Parkı, Haziran, 17 Aralık, 30 Mart ve Ok Meydanı... Bütün bunların resmine bakıldığında, Türkiye'nin uluslararası medyanın kadrajından aktarılmaya çalışılan ülkenin olmadığını görüyoruz" dedi.

 
Son iki gün içerisinde uluslararası medyayı daha fazla izleme fırsatı bulduğunu belirten Yıldız, "Aktarılan Türkiye'nin, şu an içinde bulunduğumuz Türkiye olmadığını gördüm. Bunun önemli, dikkat çekici bir nokta olduğu kanaatindeyim. Ne yapılmak istendiğini vatandaşımızın çok iyi anlaması lazım. Türkiye'deki gelişmelerin, büyümelerin çok fazla ön planda tutulmadığını görüyorum" diye konuştu.

 
Cuma günü yeni bir imza atılacak

 
Türkiye'nin Şahdeniz Projesi gibi birçok önemli projeye imza attığını dile getiren Yıldız, "Önümüzdeki Cuma günü, dört gün içerisinde inşallah yeni bir imza daha atılacak. Türkiye'deki siyasi istikrara duyulan güvenin, somut bir göstergesi, tekrar hep beraber inşallah ortaya konacak" ifadelerini kullandı.

 
Bakan Yıldız, bu imzanın içeriğinin sorulması üzerine, bunun uluslararası bir imza olacağını belirterek, içeriğini açıklamadı.

Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri ve Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alemdar, Soma’da daha fazla para kazanma hırsının felaketi beraberinde getirdiğini vurguladı. Alemdar, “Patronun daha fazla para kazanma hırsı, aklın ve vicdanın önüne geçti. Soma’daki felaketin hesabı elbette sorulacak ancak hiçbir şey, yitirdiğimiz 301 kardeşimizi geri getirmeyecek.” dedi. Çalışma hayatının merakla beklediği 'Taşeron Yasa Taslağı' ile ilgili de Alemdar, Meclis'e gönderilen taslağın beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.

 
Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri ve Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alemdar, Soma’da yaşanan maden kazası ve torba kanun içinde Meclis'e gönderilen 'Taşeron Yasa Taslağı' hakkında Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) konuştu. Soma’daki felaketin bir dizi ihmalden kaynaklandığına dikkat çeken Alemdar, aksi takdirde Cumhuriyet tarihinin en büyük iş cinayetinin yaşanmayacağını vurguladı.

 
“SOMA HERKESE DERS OLMALIDIR”

 
İşçilerin ifadeleri ve sonradan ortaya çıkan bulguların ihmal iddialarını güçlendirdiğini ifade eden Alemdar şunları kaydetti: “Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Soma'da alevlenen ateş, bütün Türkiye'yi can evinden yaktı. Ocaktaki uyarı sensörlerinin yetersiz olması, ocaktaki ısının artmış olmasına rağmen tedbirlerin alınmaması ve uygun teknolojinin kullanılmaması bu felakete neden oldu. Bunun yanında, yılda 1 milyon ton kömür alınabilecek bir maden ocağından daha çok para kazanma hırsıyla 3,5 milyon ton kömür çıkarılması buradaki ihmalin bir başka delilidir. Soma benzeri kazaların bir daha yaşanmaması için hükümet, işveren ve sendika yani herkes payına düşen dersi çıkarmalıdır.”

 
“HÜKÜMETİN HAKEMLİĞİNDE KOMİSYON KURULSUN”

 
Çalışma hayatının en büyük handikapı olarak nitelendirdiği taşeronlaşmaya bir an önce son verilmesi gerektiğini ifade eden Alemdar, “Soma, taşeronlaşmanın acı yüzünü bir kez daha ortaya koydu. Örgütlenme hakkını yok sayan, iş güvenliği ve sağlığını dikkate almayan bu sistemin kabul edilmesi artık mümkün değildir.” dedi.

 
Hükümetin hakemliğinde sendika ve işçi temsilcilerinden oluşturulacak bir komisyonun kısa bir sürede taşeronluğa son verebileceğini kaydeden Alemdar, şu öneriyi dile getirdi: “Sendika olarak bu konuda üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Burada maddeler üzerinden galip gelme, mağlup olma anlayışını bir kenara bırakarak çalışma hayatı için yeni bir sayfa açmalıyız. Hükümet burada bir terazi görevini üstlenerek, işveren ve işçi temsilcilerine eşit mesafede yaklaşmalıdır. Bir başka ifadeyle her iki taraf ortak noktada buluşabilmelidir. Böyle bir çalışmayı, ‘işveren kazandı, sendikalar kazandı’ tartışması yapmadan sonuçlandırmalıyız. İnanın ki bu sürecin kazananı ülkemiz olacaktır.”

 
“BEKLENTİLERE CEVAP VERMİYOR”

 
Kamudaki taşeron işçilerin kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai gibi sorunlarını çözmek için Meclis'te görüşülmesi beklenen Taşeron Yasa Taslağı'yla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Alemdar, söz konusu yasa taslağının taşeron işçilerin beklentilerini tam anlamıyla karşılayamadığını vurguladı. Alemdar şunları kaydetti: “Taslağın geneline baktığınız zaman taşeronluğa son verilmediği gibi sınırları genişletilmek istendiğini görüyoruz. Bu nedenle bu ya da buna benzer bir taslağı kabul etmemiz mümkün değil.”

 
Taslağın bu haliyle yasalaşmaması için sendika olarak yoğun bir mücadele vereceklerini vurgulayan Alemdar, bunun için gerekirse diğer işçi sendikalarıyla birlikte bir yol haritası belirleyebileceklerini söyledi. Alemdar, yeni yasayla birlikte taşeron işçilerinin kesinlikle kadroya alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

AYDA 300 LİRA KREŞ PARASI

Bu arada kadınları hem istihdamda tutmak veya istihdama yönlendirmek hem de doğuma teşvik etmek için, çalışan kadınlara her ay 300 lira kreş yardımı geliyor.

YAŞ BEKLEYENLER MASADA

Emeklilikte yaş bekleyenlerin talepleri de Çalışma Bakanlığı’ndaki hazırlık masasında ama daha tasarıya girmedi. Sesleri duyulursa bu grubun talepleri de Torba Kanun’a girebilir.

KİMLERİ MUTLU EDECEK?

2.5 milyon BağKur'lu esnaf ve işvereni

3 milyon GSS prim borçlusunu

6.5 milyon emekliyi

42 bin kamudaki taşeron işçiyi

Evde bakım parası alan 400 bin kişiyi

300 lira kreş yardımı alacak kadınları

 

 
Bağ-Kur’da prim affı: Prim affı düzenlemesi Sosyal Sigortalar borçluları için olduğu gibi, Bağ-Kur sigorta prim borcu olanlar için de benzer ve çok avantajlı hükümler içermektedir. Bu hafta prim affı ile ilgili son olarak Bağ-Kur prim affı uygulamasını açıklayacağız.

Bağ-Kur prim affı kimleri kapsıyor? Öncelikle bu sorunun cevabını bulmamız gerekiyor.

Bağ-Kur prim affı 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre sigortalı olanların, borçlarını kapsamaktadır.

Halk arasında “esnaf” Bağ-Kur ve “tarım” Bağ-Kurlusu olarak bilinen sigortalıların 31 Mart 2008 tarihine kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek borçları af kapsamına girmektedir.

Bağ-Kur sigortalılarının borçlarının tespit edilebilmesi için vergi daireleri, esnaf ve sanatkâr sicili veya kanunla kurulu meslek odalarından alınan bilgi ve belgelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun için, Bağ-Kur prim borçlularının söz konusu aftan yararlanabilmesi için mutlaka bu bilgi ve belgeleri tamamlayıp hızlı bir şekilde borçlarının miktarını kesin olarak belirlemeleri lazım.

PEŞİN ÖDEYENE BÜYÜK İNDİRİM

Bağ-Kur prim borçlularının peşin ödeme yolunu tercih ederek borç aslının tamamını ve bugüne kadar hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde 15 başvuru tarihini takip eden bir ay içinde ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının kalan yüzde 85’i terkin edilecek.

Daha açık bir ifade ile konuşacak olursak, prim borcunu peşin ödemek isteyen sigortalıların bugüne kadar işlemiş olan faizlerinin yüzde 85’i silinecektir.

Örneğin, 1985 yılında Bağ-Kur’a kayıt olan ve birkaç yıl primlerini ödemiş olmakla birlikte bugüne kadar biriken borcu prim aslı 10 bin YTL, gecikme zammı 20 bin YTL olmak üzere toplamda 30 bin YTL prim borcu olan bir Bağ-Kur sigortalısı peşin ödeme seçeneğini seçmesi halinde toplamda 13 bin YTL ödeme yaparak borcundan kurtulabilecektir.

Örneğimizdeki sigortalı, Bağ-Kur prim aslının tamamı olan 10 bin YTL ve bugüne kadar işleyen faizden 3 bin YTL ödeme yapacaktır. Borçlu adına işleyen faizin yüzde 85’i yani 17 bin YTL terkin edilmiştir.

Taksitle ödeme yolunun tercih edilmesi halinde, borç asıllarına, başvurunun yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının; on iki aya kadar taksitlendirmelerde yüzde 55’i silinecektir.

On iki aydan fazla yirmi dört aya kadar taksit tercihinde ise hesaplanan faizin yüzde 30’u silinecektir.

İlk taksitin ödeme yükümlülüğü, başvurunun yapıldığı ayı takip eden ayda başlar.

Af müracaatı sırasında da taksitle ödeme yolu seçilip daha sonra taksitlendirilen borcun kalan kısmının peşin ödenmek istenilmesi halinde, başlangıçta seçilen taksitlendirme süresine bağlı terkin oranı değiştirilmez. 1 Nisan 2008 tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden ve ödenmemiş olan aylık primler ile bu primlere uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı da ilk taksitle birlikte ödenir.

TAKSİT İHLALİNİZ ÜÇÜ GEÇMESİN

Bağ-Kur prim affından taksit yöntemi ile yararlanan sigortalılar bir takvim yılı içinde üç defadan fazla taksit ödemezlerse prim affı hükümlerinden yararlanamayacaklardır. Yapılandırma işlemleri bozulacaktır.

Öte yandan bir takvim yılında üç defaya kadar ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarını en geç son taksiti izleyen ayın sonuna kadar ödemezlerse yine af kapsamı dışında tutulacaklardır. Üç defaya kadar olan taksit ihlallerinde son taksit ödeme süresine kadar hesaplanan faizi ile birlikte ödemeleri halinde af hükümleri aynen geçerli olacaktır.

Son olarak şunu hatırlatmak istiyorum. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bugünlerde uygulanan prim affı bugüne kadar çıkarılmış en avantajlı bir af uygulamasıdır. Böyle bir düzenlemeden borçlu olan herkesin bunu bir fırsat bilerek mutlaka ve mutlaka yararlanmasını tavsiye ediyoruz. Böyle kapsamlı bir affın bir daha olabileceğini düşünemiyorum.

Prim affına son başvuru tarihi 28 Temmuz 2008 olup mümkün olduğu kadar son günü beklemeden başvurularınızı yapmanızı tavsiye ediyoruz.


Bankalar Kredi Kullananı SGK’ya Bildirecek!

Bankalar Kredi Kullananı SGK’ya Bildirecek!

SGK  29026 Tebliği 1 Ağustos’ta yürürlüğe girecek”
Ticari kredi haricinde kredi kullanan ücretli çalışanlar banka tarafından SGK’ya bildirilecek.
Kredi talebinde bulunan ücretli çalışan bankaya ücret bordrosunu verdikten sonra, banka ücret bordrosunda yazılı bilgileri SGK’ya iletecek.
Amaç; kayıt dışı yani sigortasız çalışan işçiyi tesbit etmek.
Bilindiği gibi ücret bordrosunda; işyeri sicil numarası, çalışanın sosyal güvenlik numarası, ücreti ve ücret dönemi gibi bilgiler var. Bu bilgiler bankaca SGK’ya bildirilecek. SGK aylık prim ve hizmet belgesi ile giriş bildirgesinde bulunan bilgileri kendisine bankaca bildirilen ücret bordrosundaki bilgilerle kıyaslıyarak kayıt dışı istihdam olup olmadığını belirleyecek.
Kredi kullananların yanısıra kredi kart talebinde bulunanlara da ait ücret bordrosu bilgileri yarından itibaren bankaca SGK’ ya iletilecek.
Çağdaş ve etkin yöntem başarılı olmasını dileriz.

Ahmet Metin Aysoy

http://www.alosgk.com/2014/07/bankalar-kredi-kullanani-sgkya-bildirecek/

Kocam Oğlumuza Kefil Olamaz Mı? / Şükrü Kızılot

kalemmali_Kocam Oğlumuza Kefil Olamaz Mı?

SORU: Oğlumuz banka kredisi kullanarak otomobil alacak. Kocam da kefil olacak.
Banka “Eşiniz de gelip kefaletinize rıza gösterecek” demiş. Bu keyfi bir uygulama mı yoksa yasal mı?
Sonay DEMİR- Bursa
YANIT: Keyfi değil, yasal bir zorunluluk.

Doktor muayenehanesi alımının KDV’si

SORU: İstanbul’da bir kısmı banka kredisi, bir kısmı da taksitle 2 milyon liraya bir daire aldım, 360 bin TL’de KDV ödedim.
Doktor olarak, dünyanın KDV’sini ödüyorum. Muayenehane olarak kullanacağım bu dairenin KDV’sini tahsil ettiğim KDV’den indirebilir miyim?
“İndirebilirsiniz” derseniz, dünyalar benim olacak.
Yusuf ERDOĞAN - İzmir
YANIT: Evet indirebilirsiniz. Bunun için o gayrimenkulü, serbest meslek defterinizin “amortisman listesi”ne kaydetmeniz gerekiyor.
Ayrıca her yıl 40 bin TL “amortisman giderini”, deftere kaydı izleyen yıldan itibaren de “banka kredi faizlerini” gider yazabilirsiniz.

Ben emekli olunca da babamdan aylık devam eder mi?

SORU: Bekâr bir kızım. SSK’lı olarak çalışıyorum. Ayrıca, ölen babamdan dolayı “Yetim aylığı” alıyorum. İleride emekli olduğumda, babamdan yine aylık alır mıyım?
Serpil TUNA- İstanbul
YANIT: Bekâr olduğunuz sürece babanızdan aylık alırsınız. Evlenince kesilir. Boşandığınızda tekrar bağlanır.

Kocasını öldüren kadına kocasından miras ve aylık var mı?

SORU: Bir tanıdığım, sürekli şiddet gördüğü kocasını, bir gün dayanamadı ve öldürdü. Kocası çok zengindi. Öldürdüğü kocasının mirasından yararlanır mı? Ayrıca kocasından dul aylığı bağlanır mı?
T. BİRBEN - Konya
YANIT: Medeni Kanun’un 578. maddesine göre; murisin kasten ve haksız yere öldürülmesi veya öldürülmeye teşebbüs edilmesi “mirastan yoksun bırakılma” nedenidir. 5510 sayılı Kanun’un 56/a maddesine göre, kocasından dul aylığı da bağlanmaz.

Hayali ihracatla ilgili hayali bir haber

DÜN bir gazetede, 200 milyon liralık hayali kot pantolon üretilip, Dubai’den hayali ihracatı ve vergi iadesi alınması ile ilgili, bir haber vardı.
Haberde özetle; bir tekstil firmasının, bir vergi profesörünün oğlunun Dubai’de bulunan şirketi aracılığıyla diğer ülkelere ihracat yapıldığı, oğlunun Türkiye’ye sahte pasaportla giriş çıkış yaptığı, kara para ve haksız vergi iadesi nedeniyle devlete 12 milyon lira vergi borcu olduğu, vergi hocasının da incelemeye alındığı belirtiliyordu.
“Hangi birini düzelteyim?” diye bir fıkra var. Haber de aynen öyle!
1. Ortada resmi makamlarca yapılmış veya yapılmakta olan bırakın 200 milyon lirayı 200 liralık dahi “hayali ihracat” iddiası, tespiti, soruşturması vs. yok. Hiçbir zaman da olmadı.
2. Ortada kara para ve haksız vergi iadesi ya da normal vergi iadesi gibi olay da yok. Böyle bir tespit hatta iddia dahi yok. Olmayan ihracat işlemlerine dayalı 12 milyon liralık vergi borcu da söz konusu değil.
 3. Sahte pasaportla Türkiye›ye giriş-çıkış yapıldığının belirlendiği iddiası da uydurulmuştur. Türkiye’ye giriş çıkışında en küçük bir engel olmayan birisi, niçin sahte pasaportla girsin?
4. Dubai’den hayali ihracat yapılarak, haksız olarak devletten vergi iadesi alınması da tamamen uydurmadır.
Mevzuatımızda, Dubai’den ya da başka ülkeden yapılan ihracat için Türkiye’nin vergi iadesi yapması diye bir olay veya uygulama yoktur.
5. “Vergi hocası da aynı dosyada incelemeye alındı” iddiasına gelince, bu da tamamen uydurma bir haberdir. İnceleme; bir ay içinde, incelemeye alınan ile karşılıklı “incelemeye başlama tutanağı” düzenlenmesi ile başlar. Böyle bir inceleme ve tutanak yoktur. Daha ötesi hiç bir zaman olmamıştır. Tamamen uydurmadır.
Yalan ve iftiralarla dolu haber nedeniyle, sorumlular hakkında suç duyurusu yapılması, maddi ve manevi tazminat davası açılması ile ilgili işlemler de başlatılmıştır.

Şükrü Kızılot

Kaynak: Hürriyet Gazetesi

Sigortalının anne-babası yoksulsa teste gerek yok


Sigortalının anne-babası yoksulsa teste gerek yok


 


Sigortalının anne ve babasının sağlık hizmetlerinden yararlanması için 'yoksul' olmaları gerek. Geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı tespit edilen anne-baba sağlık hizmetini sigortalı üzerinden alabilir. 

Gelir testi yaptırmayanlara yüksek prim borçlarının ortaya çıkması yüzünden pek çok kişi bu konuyu merak etmeye başladı. Test sağlık hizmetlerinden yararlanacakların ne kadar prim ödeyeceğini belirliyor.

ZORUNLULUK KİMİ KAPSAR? 

Türkiye’de yaşayan güvencesi olmayan herkes test yaptırmak zorunda. Yani 18 yaşından büyük herkesin gelir testi yaptırması gerekiyor. Ancak sigortalı bir kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişilere zorunlu değil. 

18 YAŞINI GEÇEN ÇOCUKLAR 

Sigortalının okula gitmeyen çocukları 18 yaşını, lisede eğitim görüyorsa 20 yaşını, yükseköğrenimdeyse 25 yaşını geçtiğinde bakmakla yükümlü olunan kişi statüsünden çıkıyorlar. 

ANNE-BABANIN STATÜSÜ NE?

Sigortalının anne ve babasının sigortalı üzerinden sağlık hizmetlerinden yararlanması için “yoksul” olmaları gerekiyor. 

BU KİŞİLERE TEST YOK

- Sigortalı olarak çalışanlar 
- İsteğe bağlı sigorta primi ödeyenler  
- SGK’dan emekli aylığı, malullük aylığı, dul ve yetim aylığı alanlar 
- Geçici köy korucuları 
- 65 yaş aylığı ve engelli aylığı alanlar 
- Yukarıda saydığımız kişilerin; eşleri, eğitim durumuna göre yaş şartını aşmamış ve bekar çocukları ve SGK tarafından geçimlerinin sigortalı tarafından sağlandığı belirlenen anne- babası. 

MEZUN OLAN TESTE GİRER 

Liseyi bitirip üniversite sınavı sonrası öğrencilik statüsünü kaybeden kişilerin gelir 
testi yaptırması gerekiyor. 

İŞSİZ OLANLARIN DURUMU

İşten çıkarılan ve işsizlik maaşı almaya hak kazanan bir babanın bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve eşi de sağlık hizmetlerinden prim ödemeksizin yararlanabiliyor. Ancak sürenin sonunda hala iş bulamamışsa gelir testi yaptırmak zorunda.

Yüksek borç çıkma riski bulunuyor

Sağlık Gelir testi yaptırması gereken kişiler re’sen genel sağlık sigortalısı olarak tescil ediliyorlar. Bu kişiler kendilerine yapılan sigortalı tesciline ilişkin tebligat tarihinden itibaren bir ay içerisinde gelir testi yaptırmazlarsa gelirleri asgari ücretin iki katı olarak belirleniyor. Dolayısıyla bu kişilere her ay için 272,16 TL prim borcu yazılıyor. Ve bu prim borçları her ay birikiyor. 

Nereye başvurmalı

GELİR testi başvurusu ikametgahın bulunduğu il veya ilçedeki sosyal yardımlaşma vakıflarına yapılıyor. Test yapma görevini devlet bu kurumlara verdi. İkametgâh adresi neredeyse oraya en yakın vakfa başvurarak gelir testi yaptırılması şart...

Ne kadar prim ödenir

Evde kişi başına aylık gelir 378 liradan düşükse genel sağlık sigortası primi ödemesi gerekmiyor.  Aylık geliri 378 ile 1.134 lira arasında olanlar 45,36 TL, 1.134 ila 2.268 arasında olanlar 136,08 TL, 2.268 TL’den fazla olanlar da 272,16 TL ödeyecek.   

Gelir testine girmeyenin durumu ne?

Torba yasadaki yeni düzenlemeyle test yaptırmayanlara 3 ay hak tanınıyor. Aylık geliri 378 TL'den az çıkanın borcu siliniyor.Geliri 378 TL ve daha fazla olanların ise test sonrası belirlenen gelirleri üzerinden prim borcu tahakkuk ettirilecek. Gelir testine giren ve geriye dönük olarak borcu belirlenen kişiler, dört ay içerisinde SGK’ya başvurarak bu borçlarını gecikme zammı ve cezası olmadan taksitle ödeyebilecekler.

OKAN GÜRAY BÜLBÜL
ogbulbul@hotmail.com


http://www.aksam.com.tr/yazarlar/-okan-guray-bulbul/sigortalinin-annebabasi-yoksulsa-teste-gerek-yok/haber-328400

İşçinin yıllık izninde resmi tatiller sayılmaz

İşçinin yıllık izninde resmi tatiller sayılmaz

Yıllık izin süresine hafta tatili ve bayram tatili günleri dahil edilir mi? A.K./İstanbul

İş Kanunu'na göre, yıllık izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden

Hangi SSK borçları silinecek?

Hangi SSK borçları silinecek?
Torba Kanun ile sigortalıların mağduriyetleri giderilmeye çalışılmakta ve ciddi şikâyet ve eleştiri konusu olan çeşitli borçlara ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır. Ayrıca sigortalıların borçlarında yapılan düzenlemelere ek olarak işverenlerin de borçları düzenlemeye gidilerek asıllara bağlı gecikme zammı ve faizinin tahsilinden vazgeçilmektedir.


- 65 yaş aylığı borçları kaldırılıyor

65 yaş aylığına ilişkin olarak çok sayıda şikâyet ve soru gelmektedir. Kişilerin aylıkları kesilmekte, borç, ceza ve faiz işlemekte ve ciddi mağduriyetler yaşanmaktadır. Torba Kanunda bu görmezden gelinmemiş ve mağduriyetin önüne geçmesi planlanmıştır. Buna göre;

Torba ile birlikte Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar yersiz ödenen ve geri alınması gereken aylıklar ile bunlardan doğan ceza ve faizler terkin edilecek, kişiler hakkında herhangi bir adli, idari ve icrai takibat yapılmayacaktır. Yersiz ödemeler kapsamında maddenin yürürlüğe girmesinden önce idare tarafından yapılan tahsilatlar, kişilere iade edilmeyecektir.


- Genel Sağlık Sigortası borçları  

Torbada yer alan hükme göre 5510 sayılı Kanunun Genel sağlık sigortalısı sayılanlar başlıklı 60/(g) bendi kapsamında genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup da gelir testine hiç başvurmayanlardan, maddenin yayımını takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde gelir testine başvuran kişilerin genel sağlık sigortası primleri yapılan gelir testi sonucuna göre tescil başlangıç tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecek.

Söz konusu kapsamda genel sağlık sigortası tescili yapılmış olanlardan;

Maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce gelir testi yaptırmış olmakla birlikte gelir düzeyleri asgari ücretin iki katından daha düşük olarak tespit edilmiş olanların, bu tespit öncesinde genel sağlık sigortası primi ödenmemiş olan süreleri hakkında da gelir testi sonucu bulunan tutarlar esas alınarak yukarıda yer alan düzenlemenin uygulanacağı; Ancak, maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödemiş oldukları genel sağlık sigortası primi ile gecikme cezası ve gecikme zammı tutarlarının geri iade edilmeyeceği belirtilmektedir.

- Madencilerin borçları

Soma’daki maden kazasında ölen işçilerin eş ya da çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere, toplam bir kişiye istihdam sağlanacak, 13 Mayıs 2014 tarihinde kazada ölen işçilerin SGK’ ya olan bütün borçları silinecek ve ölüm geliri bağlanan hak sahiplerine prim ödeme şartı aranmaksızın ölüm aylığı bağlanacak ve anne ve babaya gelir ve aylık bağlanırken muhtaçlık şartı aranmayacaktır.

- İşveren borçları

506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan işyerlerine ilişkin olup işyerine ait borcun tamamının ödeme süresi 31.12.2013 veya önceki bir tarihe ilişkin olduğu halde ödenmemiş;

- Sigorta primi,

- İşsizlik sigortası primi,

- Sosyal güvenlik destek primi ve

- İdari para cezası ile

- Özel kanunlardaki hükme istinaden Kurumca 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi borçlarından,

borç türü bazında borç asılları toplamı 100 TL’ yi aşmayan asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı gecikme cezası, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir. 

RESUL KURT / STAR

1 Ekim 2008 tarihinden sonra basın çalışanlarında 3.600 gün şartı aranır mı?

1 Ekim 2008 tarihinden sonra basın çalışanlarında 3.600 gün şartı aranır mı?

2013/26 sayılı SGK Genelgesi gereği 2008 yılı Ekim ayı başından önce itibari hizmete tabi bu tarihten sonra fiili hizmet zammı kapsamında çalışması bulunan sigortalıların toplam itibari/fiili hizmet sürelerinin 3.600 günün altında olması halinde, 2008 yılı Ekim ayı başına kadar 506 sayılı Kanunun mülga ek 5'inci maddesi kapsamında geçen itibari hizmet süreleri, sigortalılık süresine eklenecek ve yaş hadlerinden indirilecektir.
Bunların 2008 yılı Ekim ayı başından sonra geçen fiili hizmet süreleri sadece prim gün sayılarına ilave edilecek ancak, emeklilik yaş hadlerinden indirim yapılmayacaktır.
Örnek: Özel sektör basın işyerinde 01.10.2008-31.12.2016 tarihleri arasında toplam 2.950 gün hizmeti bulunan sigortalının prim ödeme gün sayısına ilavede, bu işyerinde herhangi bir süre çalışma şartı aranmadığından güne yapılacak ilave; 2.950 x 90 / 360 = 738 gündür. Sigortalının emeklilik yaş haddinden indirim yapılması için en az 3.600 gün fiili hizmet süresi zammına tabi çalışması gerekmektedir. Sigortalı 2.950 gün çalıştığından emeklilik yaş haddinden indirim yapılmayacaktır.
NE ZAMAN EMEKLİ OLABİLİRİM?
>Hamdi D.
25.11.1966 doğumluyum. 01.04.1988 tarihli Sigorta girişim ve 7.595 günüm var. Askerliğimi 1990-1992 yılları arasında yaptım. Basında fiili hizmet zammı için 660 gün borçlandım ve ödedim. Ne zaman emekli olabilirim?
CEVAP: 01.04.1988 tarihli Sigorta girişiniz ve 7.655 gününüz var. 25 yıl, 50 yaş ve 5.375 günle emekli olabilirsiniz. 25 yılınız ve günüz dolmuş. 50 yaşınızın dolduğu 25.11.2016 tarihinde emeklilik müracaatı yapabilirsiniz. Basında 3.600 gününüz olmadığı için, emeklilik yaşınızdan düşülmüyor. Basında sadece 1.041 gününüz var. 2013/26 sayılı Genelge gereği 1.041 x ¼ = 260 gün Fiili Hizmet Zammı emeklilik gününüze ilave ediliyor. Ama emeklilik yaşınızdan düşülmüyor.
>Fadime O.
27.05.1972 doğumlu bayanım. 13.12.2006 tarihli Sigorta girişim ve 384 günüm var. 12.10.2010 tarihi itibariyle Tarım BAĞ-KUR’u ödüyorum. Tarım BAĞ-KUR’u ile devam etmemiz mi yoksa SSK’ya dönmemiz mi avantajlı olur? Şimdiden teşekkür ederim.
CEVAP: 13.12.2006 tarihli Sigorta girişiniz ve 4/a, 4/b mevzuatına göre ödenmiş toplam 1.674 gününüz var. BAĞ-KUR’a prim ödemeye devam ederseniz; 60 yaşınızda, 5.400 günle BAĞ-KUR’dan kısmi emekli aylığı alabilirsiniz.
SSK’dan 58 yaş, 25 yıl ve 4.500 günle emekli olabilirsiniz. 25 yılınız 13.12.2031 yılında doluyor. Bunun için BAĞ-KUR’dan daha erken emekli olursunuz.
Burhan N.
20.04.1960 doğumluyum. 01.10.1978 tarihli Sigorta başlangıcım var. 1996 sonunda 4.210 gün sigortalı işten ayrıldım ve Şirket ortağı oldum. 5.000 gün 4/a ve 4.000 gün civarında 4/b hizmetim var. 20 ay askerlik yaptım. Şu anda sigortalı çalışıyorum. Nasıl emekli olabilirim? Saygılarımla.
CEVAP: 01.10.1978 tarihli Sigorta girişiniz ve 4/a, 4/b mevzuatına göre ödenmiş toplam 9.257 gününüz var. 25 yıl, 44 yaş ve 5.000 günle emekli olabilirsiniz. Tüm şartlar tahakkuk etmiş. BAĞ-KUR’dan sonra SSK'ya 936 gün prim ödemişsiniz. 324 gün daha öderseniz, 1.260 güne tamamlayarak Sigorta'dan emekli olursunuz.

LÜTFİ KÖKSAL / TÜRKİYE

Mali Tatil Dönemine Ait Eksiklerinizi Bugün Tamamlayın

 Mali Tatil Dönemine Ait Eksiklerinizi Bugün Tamamlayın


5604 sayılı Kanunun 1. maddesinde “Her yıl temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) malî tatil uygulanır. Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde, malî tatil, temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlar.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

2014 yılında Mali Tatil uygulama dönemi  01.07.2014 – 20.07.2014 tarihleri arasında idi.

25 Temmuz 2014 Cuma

KDV uygulama genel tebliği

KDV uygulama genel tebliği

 

Geçtiğimiz nisan ayı ortalarında vergisel anlamda hem nihai tüketicilerin hemde şirketlerin hayatında önemli yer tutan katma değer vergisi ile ilgili olarak önemli bir reform yapılacağı haberlerini ulusal medyada paylaşılmaya başlandı. Katma Değer Vergisi (KDV) yayınlandığı 1984 yılından itibaren birçok kanun değişikliği ve tebliğ ile düzenlenen bir konu. İşlemler üzerinden alınan bir vergi olduğu için ticari hayatta ki gelişmelere paralel olarak da değişikliğe uğrayan bir düzenleme. 

4-C'liye bayram müjdesi

4-C'liye bayram müjdesi
Torba Yasa'ya eklenecek maddeyle 4-C'liler artık sözleşme yenilemeden emekliliklerine kadar kesintisiz çalışacak

Meclis'te görüşmeleri devam eden Torba Yasa tasarısına eklenecek madde 4-C'lilerin yüzünü güldürecek. Maddeyle, 4/C'lilere emekliliklerine kadar kesintisiz çalışma imkânı sağlanacak. Meclis Genel Kurulu'nda Torba Yasa tasarısının görüşmeleri devam ediyor. Genel Kurul'da CHP'nin küçük yatırımcıyı mağdur eden hususların ele alınmasına ilişkin araştırma önergesiyle ilgili grup önerisi üzerinde söz alan AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, Torba Yasa'ya 4-C'lilerle ilgili madde ekleyeceklerini bildirdi. Özel, "Bu düzenleme 23 bin civarındaki 4-C'lilere bir bayram hediyesi olacak. Bütün grupların ittifakıyla konuyu gündeme getirdik" dedi. Torba Yasa'ya eklenecek maddeyle 4-C'lilerin artık her yıl sözleşme yenilemeleri uygulamasına son verilecek. Çalışma süreleri 12 yıla tamamlanan 4-C'liler emekli oluncaya kadar çalışma imkânı elde edecek. 4-C'lilerin mesleklerine, eğitim durumlarına göre kamuda istihdamlarında Devlet Personel Başkanlığı yönlendirme yapacak.

MİLLİYET

Bayramdan geç dönmeyin!

Bayramdan geç dönmeyin!
Önümüz bayram, elbette bayramlar dostluğun, kardeşliğin ve umutların yaşandığı anlar. Bayramlarda bir çoğumuz ailesine, memleketine veya tatile gider. İşte bu yazı bayramda tatile gidenleri ilgilendiriyor. İş Kanunu’na göre, işçinin bazı durumlarda ahlak ve iyiniyet kurallarına uymamasından dolayı iş sözleşmesi ihbar ve kıdem tazminatı ödenmeden feshedilebiliyor.

Ekim 2008 Öncesi Ve Sonrası İsteğe Bağlı Sigortalılık Sürelerinin Değerlendirilmesi Esası

Ekim 2008 Öncesi Ve Sonrası İsteğe Bağlı Sigortalılık Sürelerinin Değerlendirilmesi Esası
Okurlarımızdan sıkça sorulan sorulardan bazıları geçmişteki isteğe bağlı primlerinin değerlendirilmesi konumuzu oluşturuyor.

 

1/10/2008 ÖNCESİ İSTEĞE BAĞLI

Ø  SSK 506 sayılı Kanunun mülga 85. maddesine tabi isteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler Kanunun 4-1 (a) bendi,

Ø  BAĞ-KUR 1479 sayılı Kanunun mülga 79. maddesine tabi isteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler Kanunun 4-1 (b) bendi,

BAĞ-KUR borcumu ödemem gerekir mi?

BAĞ-KUR borcumu ödemem gerekir mi?
BAĞ-KUR borcumu ödemem gerekir mi?

>Hakkı T.

16.03.1965 doğumluyum. 01.04.1986 tarihli Sigorta girişim ve 30 günüm var. 1987-2011 tarihleri arasında BAĞ-KUR ödedim ve 5.190 gün hizmetim var. 01.04.2011 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalışmaktayım. 1260 günü tamamlayıp emekli olmayı düşünüyordum. Fakat bu yeni torba yasada borcum olan 4b 2 yıl 11 ayı sildirirsem emekli maaşımda bir düşüş olur mu? Ödemeyi mi önerirsiniz, ödememeyi mi? Ne zaman emekli olabilirim?

CEVAP: 01.04.1986 tarihli Sigorta girişiniz ve 4/a, 4/b mevzuatına göre ödenmiş toplam 6.271 gününüz var. 25 yıl, 49 yaş ve 5.300 günle emekli olabilirsiniz. BAĞ-KUR’dan sonra Sigorta’ya 1.050 gün prim ödemişsiniz. 210 gün daha ödeseniz 1.260 güne tamamlayarak, 49 yaşınızda emekli olursunuz. BAĞ-KUR borcunuzu ödemeniz gerekir.


NE ZAMAN EMEKLİ OLABİLİRİM?


>Yurdagül S.

16.07.1966 doğumlu bayanım. 04.04.2006 tarihli Sigorta girişim var. 04 07 2013 tarihinden  itibaren BAĞ-KUR ödemekteyim. Ne zaman emekli olabilirim?

CEVAP: BAĞ-KUR’a prim ödemeye devam ederseniz, 58 yaş ve 9.000 günle normal emekli, 60 yaş ve 5400 günle yaştan emekli olursunuz.


>Ahmet B.

12.07.1969 doğumluyum. 08.09.1987 tarihli Sigorta girişim var. Ne zaman emekli olabilirim?

CEVAP: 08.09.1987 tarihli Sigorta girişiniz ve 9.036 gününüz var. 25 yıl, 50 yaş ve 5.375 günle emekli olabilirsiniz. 25 yılınız ve gününüz dolmuş. 50 yaşınızın dolduğu 12.07.2019 tarihinde emekli olursunuz.


>Seher K.

01.01.1960 doğumlu bayanım. 12.02.1996 yılında işe başladım ve 2.626 günüm mevcut. Halen sigortalı olarak çalışıyorum. Ne zaman emekli olabilirim?

CEVAP: 01.02.1996 tarihli Sigorta girişiniz ve 2.746 gününüz var. 20 yıl, 52 yaş ve 5.825 günle normal emekli veya 15 yıl, 58 yaş ve 3.600 günle yaştan emekli olursunuz.


>Eşref Y.

23.01.1969 doğumluyum. 1989 yılında sigortalı olarak işe başladım. 2010 yılına kadar aralıklarla çalıştım ve 5.500 günüm var. 2013 yılında  bir iş yeri açtım ve 4 gün sonra kapattım. En erken hangi kurumdan ne zaman emekli olabilirim?

CEVAP: 01.12.1989 tarihli Sigorta girişiniz ve 4/a, 4/b mevzuatına göre ödenmiş toplam 5.631 gününüz var. 25 yıl, 52 yaş ve 5.525 günle Sigorta’dan emekli olabilirsiniz. Gününüz dolmuş. 52 yaşınızın dolduğu 23.01.2021 tarihinde emekli olursunuz.


>Fehmi A.

10.03.1968 doğumluyum. 15.12.1985 tarihli Sigorta girişim var. 1999-2011 yılları arasında BAĞ-KUR ödedim. 10.08.2011 tarihinden itibaren sigortalı çalışmaktayım. Ne zaman emekli olabilirim?

CEVAP: 01.01.1986 tarihli Sigorta girişiniz ve 4/a, 4/b mevzuatına göre ödenmiş toplam 6.610 gününüz var. 25 yıl, 49 yaş ve 5.300 günle emekli olabilirsiniz. BAĞ-KUR’dan sonra Sigorta’ya 980 gün prim ödemişsiniz. 280 gün daha öderseniz 1.260 güne tamamlayarak, 49 yaşınızın dolduğu 10.03.2017 tarihinde emekli olursunuz.

LÜTFİ KÖKSAL / TÜRKİYE

Odalarda izinler -2

Odalarda izinler -2
 Dün ilk bölümünü yayınladığımız “Odalarda izinler” başlıklı yazımızın ikinci ve son bölümünü bugün yayınlıyoruz.


Hastalık izni ve hastalık nedeniyle hizmet akdinin feshi


(1) Hastalanan personele;


a) Resmi sağlık kuruluşlarının veya bu kurumlar nam ve hesabına iş gören Konfederasyon işyeri hekiminin, bunların bulunmadığı yerlerde hükümet veya belediye tabiplerinin veya bunların göstereceği lüzum üzerine personelin muayene ve tedavi maksadı ile gönderildikleri diğer sağlık kuruluşlarının raporlarının ibrazı halinde hastalık izni verilir.


b) Personele, hastalık halinin tam teşekküllü bir hastane raporu ile belgelendirilmesi halinde altı aya kadar ücretli izin verilir. Ancak tedaviye devam edilirse malullük halinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği tam teşekküllü hastaneden alınacak sağlık kurulu raporları ile belgelendirilirse bu altı aylık süre, onsekiz aya kadar uzatılır. c) Herhangi bir sebeple hastalık veya sakatlık dolayısıyla geçici işgöremezlik halinde Sosyal Sigortalar Kurumunca hiçbir ödenek verilmeyen ilk iki gün için Konfederasyon, personelin ücretinin net tutarını tam olarak öder.


ç) Hastalık izin hakkını kullandığı halde hastalığı geçmediği veya istirahata muhtaç olduğu doktor raporuyla bildirilenlerin, Konfederasyondaki görevleriyle ilgilerinin kesilmesi esastır. Bu bent hükümlerine göre hizmet akdi feshedilenlere kanun ve yönetmeliklerden doğan hakları ödenir.


d) Hastalık izin hakkı kalmadığından görevleri ile ilgileri kesilenlerin tamamıyla şifa buldukları, bilahare Konfederasyonun göreceği lüzum üzerine gönderildikleri sağlık kuruluşlarınca bir raporla onaylandığı ve uygun boş bir kadro da bulunduğu takdirde Konfederasyonca yeniden işe alınabilir.


Doğum ve emzirme izni


(1) Kadın personel, doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre içinde ücretli izinli sayılır.


(2) Bu süreler, personelin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra hekim raporuna dayanılarak artırılabilir.


(3) İsteği halinde, kadın personele onaltı haftalık sürenin tamamlanmasında veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.


(4) Kadın personele bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için, 4857 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi uyarınca günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını personel kendisi belirler.


(5) Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. (Md.33)


Ücretsiz izin


(1) Personelden, üç hizmet yılını tamamlamış olanlara ve istekleri halinde görev süreleri boyunca ve bir defada altı aya kadar yönetim kurulu kararı ile ücretsiz izin verilebilir. Altı ayı aşan talepler ayrıca değerlendirilir.


(2) Yurt içinde veya yurt dışında sadece master veya doktora eğitimine bağlı ücretsiz izin taleplerinde, resmi eğitim süresi ile sınırlı olmak kaydıyla, birim amirinin teklifi, genel sekreterin uygun görüşü ve yönetim kurulu kararı ile ücretsiz izin verilebilir.


(3) Personelin ücretsiz izinli bulunduğu süre içerisinde, Konfederasyon dışında herhangi bir işverene bağlı olarak ücret karşılığı çalıştığının tespit edilmesi halinde hakkında disiplin hükümleri uygulanır. (Md.34)




İzinde adres bildirme


İzin isteyen personel, gideceği yerdeki açık adresini izin isteme dilekçesinde belirtmek, izin adresinde meydana gelen değişiklikleri ise amirine bildirmek zorundadır. (Md.35)


İzinden çağrılma


İznini kullanmakta olan personelin hizmetine ihtiyaç duyulması halinde, ilgili personel birim amirinin teklifi ve genel sekreterin onayı ile göreve çağrılabilir. Yıllık izinden çağrılanlara ve işin bitimini müteakip yıllık izinlerini tamamlamak üzere geldiği yere dönenlere yol giderleri ile birer günlük gidiş-dönüş için harcırah ödenir. İzinden çağrılan personelin tekrar iznine devam etmemesi halinde bu süreye ait izin hakları saklıdır.

ENGİN MALAY / YENİGÜN

24 Temmuz 2014 Perşembe

Bayram iznini 9 güne çıkarmanın formülü!

 

Bayram iznini 9 güne çıkarmanın formülü!


31 Temmuz ve 1 Ağustos da eklense, bayram tatili haftasonlarıyla birlikte 9 güne çıkıyor. İşveren isterse, bu mümkün... İş Kanunu’nda telafi çalışması adlı bir uygulama var. İşçiler, işyeri tarafından tatil ilan edilirse bu 2 güne denk gelen 18 saatlik telafi çalışmasını tatil sonrası yapabiliyor


Bu sene Ramazan Bayramı tatili, haftanın ilk 3 gününe denk geliyor. 28 Haziran Pazartesi günü bayramın 1. günü kutlanacak. Bayram 28, 29 ve 30 Temmuz’u kapsıyor.
31 Temmuz ve 1 Ağustos da eklenebilse, haftasonlarıyla birlikte tatil 9 günü buluyor. Okurlarımızdan, “Geriye kalan 2 gün de tatil olur mu? İşverenimizden bu günleri de isteyebilir miyiz?” soruları geliyor.
Cevabını şöyle verelim... Ramazan ayını bitirmek üzereyiz. Bayrama 4 günlük bir süre kaldı. Bayram tatilini uzaktaki akrabaları ve yakınları ile birlikte geçirmek isteyen çalışanlar planlarını yaptılar ve önceden izinlerini ayarlayarak, yol hazırlıklarını tamamladılar.  
Bayram sonrasında, pek çok çalışanın perşembe ve cuma günleri için yıllık izinlerini kullanarak tatili 9 güne çıkardıklarını ve uzaktaki akrabalarını ziyaret ederek onlarla daha uzun süre birlikte olacaklarını biliyoruz. Diğer yandan pek çok işyerinde işlerin sürmesi gerektiği için çalışanlar sadece 3 günlük resmi tatili kullanabilecekler ve perşembe günü işbaşı yapmak zorunda kalacaklar. Ancak işveren isterse bütün çalışanlarına 9 günlük bir tatil imkânı sunabilir. Bunun formülü basit... İş Kanunu, telafi çalışması ile bu duruma imkân tanıyor.

İşverenin elinde...
İş Kanunu’nda ‘telafi çalışması’ bu gibi durumlar için düzenlenmiş. Buna göre, işveren resmi tatillerden önce veya sonra işyerini tatil ederek bütün çalışanlarına izin verebilir. Bu bayramda da işveren perşembe ve cuma günlerini tatil ederek, bu günlerdeki çalışmaları için çalışanlarına 2 ay içerisinde telafi çalışması yaptırabilir.
Örneğin haftanın 5 günü, günde 9 saat çalışılan bir işyerinde perşembe ve cuma günleri işyerini tatil eden işveren, işçilerine 2 gün için toplam 18 saatlik telafi çalışması yaptırabilir. İşçiler 18 saatlik telafi çalışmasını tatil sonrası belirli periyotlar halinde ve Kanundaki hükümlere uygun olarak işyerinde daha fazla çalışarak gerçekleştirebilirler.

Günde 3 saati geçemez
Telafi çalışması günde 3 saatin üzerine çıkamadığı gibi işyerinde günlük çalışma süresi de 11 saati aşamaz. Verdiğimiz örnekte, işveren işyerinde telafi çalışmasını günde en fazla 2 saat yaptırabilir. İşyerinde günde 9 saat çalışıldığı için 2 saatlik telafi çalışması ile bu süre 11 saate çıkacaktır. Günlük çalışma süresi 11 saati geçemeyeceği için bu işyerinde telafi çalışması günde en fazla 2 saat yapılabilecektir. Dolayısıyla işveren 18 saatlik telafi çalışmasını en kısa 9 güne yayarak yapabilir. Günde 1’er saat veya yarım saat şeklinde de 18 saatlik süre tamamlanabilir.
Diğer yandan haftanın 6 günü günde 7,5 saat çalışılan bir işyerinde ise perşembe ve cuma günlerini tatil eden işveren toplam 15 saatlik telafi çalışmasını günde 3 saat olarak 5 günde yaptırabilir. Bu işyerinde günlük çalışma süresi 7,5 saat olduğu için her gün 3 saat telafi çalışması yaptırılabilecektir. Telafi çalışması her ne şart altında olursa olsun günde 3 saati geçemez. Yani 11 saati geçmese bile bu işyerinde 3,5 saatlik telafi çalışması yaptırılması söz konusu değildir.

 

Tatil günü telafi çalışması olamaz
Telafi çalışması yaptırmak isteyen işveren bunu işyerinde çalışılan günlere bölmek zorundadır. İşyerinde haftanın 5 günü çalışılıyorsa, cumartesi ve pazar günleri telafi çalışması yaptırılamaz. Diğer yandan işveren telafi çalışmasını işyerini kapattığı günün bitiminden itibaren 2 ay içerisinde yaptırmak zorundadır. 2 aylık sürenin dolmasının ardından işçiler telafi çalışması yapmaya zorlanamazlar.

İşçi rızasına gerek yok
İşveren fazla mesai yaptırmak için her yıl işçilerinden yazılı olarak muvafakat almak zorundadır. Ancak telafi çalışması için böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. Yani işveren bayram ertesi işyerini kapatarak telafi çalışması yapmaya karar verdiğinde işçilerden muvafakat almasına gerek yok. Aynı şekilde işçilerin de bu duruma riayet etmemek gibi bir hakları bulunmuyor. Yani işçi istese de istemese de telafi çalışması yapmak zorunda kalabilir.

 

Telafi çalışması yapılması fazla mesai kabul edilmez
Telafi çalışması yapılması dolayısıyla günlük çalışma süresinin üzerinde çalışan işçiler bu nedenle işverenden fazla mesai ücreti talep edemezler. Telafi çalışmasında çalışmadıkları günler için ücretlerinden kesinti yapılmayan işçiler aynı şekilde günlük çalışma süresinin üzerinde çalıştıkları günler için de fazla mesai ücreti alamazlar.
İş Kanunu’nda telafi çalışması sadece resmi tatil günlerinden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi için düzenlenmemiştir. İşyerinde zorunlu nedenlerle işin durması veya işçinin kendi talebi ile izin alması halinde de telafi çalışması yaptırılabilir. Örneğin işyerindeki makineleri veya araç ve gereçleri acil olarak tamir ettirecek veya bakıma sokacak işveren bu nedenle işyerini tatil ederek çalışanlarına telafi çalışması yaptırabilir.

Yanlışın cezası 246 TL
Telafi çalışmasında açıkladığımız kurallara uymayan işveren idari para cezası ile karşılaşabilir. Telafi çalışmasını iki ay içerisinde yaptırmayan, telafi çalışmasını tatil günlerinde yaptıran, günde 3 saatten daha fazla telafi çalışması yaptıran işveren bu hükümlere uymadan telafi çalıştırması yaptırdığı her bir işçi için 246 TL idari para cezası ödemek zorundadır. Dolayısıyla 100 çalışanı olan bir işveren 24.600 TL idari para cezasını sadece bu kurallara uymadığı için ödemek zorunda kalabilir. İşverenlerin bu faturayla karşılaşmamaları için telafi çalışmasında kurallara uyulması gerekiyor.

Çalışma Yaşamı  |  Cem Kılıç cem.kilic@milliyet.com.tr

http://www.milliyet.com.tr/bayram-iznini-9-gune-cikarmanin/ekonomi/ydetay/1916297/default.htm

SSK'lının Ana-Babasına Ölüm Geliri/Aylığı Bağlamada Ölüm Tarihine Göre Değişen Şartlar

SSK'lının Ana-Babasına Ölüm Geliri/Aylığı Bağlamada Ölüm Tarihine Göre Değişen Şartlar

Ölen 4/1-(a) (SSK) sigortalılarının ana ve babasına aylık bağlama koşulları sigortalının ölüm tarihine göre farklılık gösteriyor. 06.08.2003 tarihinden önce, 06.08.2003 ila 2008/Ekim ayı arasında ve 2008/Ekim ayı başından sonra olarak tabir edilen bu üç ayrı dönemde ölen sigortalıların ana ve babasına aylık bağlama şartları da tabi oldukları değişik yasalara göre farklı farklı değerlendiriliyor.

06.08.2003 Tarihinden Önce Ölen Sigortalılar

Odalarda izinler-1

 Odalarda izinler-1

Çalışanlar yaz aylarının gelmesi ve okulların da tatil olması nedeniyle yıllık ücretli izinlerini kullanmaktadırlar. Son yıllarda bazı çalışanlar Ramazan ayında oruçlarını rahat tutabilmeleri açısından yıllık izinlerini bu mübarek aya denk getirdiler. Bazı çalışanlar da izinlerini bayram sonrasına bırakıp; sahil yerlerinde, memleketlerinde ya da evlerinde geçireceklerdir.

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Doğum Yapan Kadın 6 Yıl Önce Mi Emekli Olacak

Doğum Yapan Kadın 6 Yıl Önce Mi Emekli Olacak

GÜNLERDİR arka arkaya bu soru yağıyor.

Doğum yapan kadınlar, kocaları ya da “annemiz artık işe gitmeyip evde otursun” diyen çocukları.
Olay, milyonlarca kadını ve ailesini ilgilendirdiği için merak edilen konuları kısaca açıklayalım.

22 Temmuz 2014 Salı

Sözleşme bitmeden işten ayrılanlar...

Sözleşme bitmeden işten ayrılanlar...

 3 yıllık sözleşme imzalayarak bir firmada işe başladım. 2 yılım dolunca, daha 1 yıllık sözleşmem varken, yani sözleşmem bitmeden işten ayrılmamı istediler. Tazminatımı almak için hangi yolları izlemem gerekiyor? 5...287039 Nolu SMS

Sözleşme süresi bitmeden önce işveren haklı bir neden olmadan iş sözleşmenizi fesh ediyor ise işten ayrılma tarihinizle sözleşmenin bitim tarihi arasındaki sürenin ücretini Borçlar Kanunu'na göre işverenden talep etme hakkınız vardır.
Ayrıca kıdem tazminatına hak kazanırsınız. Bunun için öncelikle işverenlikçe iş sözleşmenizin sona erdirilmesi gerekir. Siz kendiniz ayrılırsanız herhangi bir tazminat talebinde bulunamazsınız. İş sözleşmeniz sona erince iş mahkemesine dava açarak alacaklarınızı talep edebilirsiniz. 

15.02.1968 doğumluyum. 1985 SSK girişiyle 3240 günüm var. 1997'den bu yana esnaf Bağ-Kur'um devam ediyor. Hangi kurumdan, ne zaman emekli olurum? 1988'de 18 ay askerdim. 5...773428 Nolu SMS

Bağ-Kur'dan emekliliğinizi hesaplayabilmemiz için Bağ-Kur başlangıç tarihinizi tam olarak bilmemiz gerekmektedir. Bağ-Kur'dan emekli olacaksanız askerliği borçlanmanız size bir yaş daha kazandıracaktır. Fakat ne kadar askerlik borçlanacağınız hakkında Bağ-Kur girişinizi tam olarak yazmadığınızdan kesin bir bilgi veremiyorum. Bağ-Kur'dan önceki SSK hizmetleriniz ve borçlanacağınız askerlik kadar süre Bağ-Kur girişinize eklenerek emeklilik yaşınız bulunacaktır.
SSK ve askerlik süreleri daha erken emekli olmanızı sağlayacaktır. SSK'dan daha erken emekli olma şansınız var. 1985 yılındaki girişiniz 24 Mayıs 1985 tarihinden önce ise 48 yaş, sonra ise 49 yaş ile SSK'dan emekli olabilirsiniz. Ancak bu şarta tabi olabilmeniz için son 3.5 yıl, yani 1260 prim günü SSK'lı olarak (4/a) çalışan primi ödemeniz gerekmektedir. SSK'dan emekli olacaksanız askerliği borçlanmanıza gerek yok.

ALİ ŞERBETÇİ / TAKVİM

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Günü gününe emeklilik tarihiniz

Günü gününe emeklilik tarihiniz

 01.02.1966 doğumlum, işe giriş tarihim 01.03.1988, askerlikten sonra sigortalı oldum. 8450 gün primim var, askerliği borçlanırsam ne zaman emekli olurum? Kani ÇAPKIN

SSK girişinize göre 25 yıl, 50 yaş, 5375 prim gün şartlarına tabisiniz. 15,5 aylık askerlik borçlanması yapıp 25 yıl, 49 yaş ve 5300 prim gün şartlarına tabi olabilirsiniz. 25 yıl ve prim gün şartlarınız tamamlanmış ancak 49 yaşınız 2015 yılında dolacak. Bu durumda askerliği borçlanarak emekli olabileceğiniz tarih 01.02.2015 tarihi olacaktır. 

Blog Arşivi